Mon Sep 21 2026
Orta Asya’daki bir ülkede bulunan bir kilise, öğrenci yetiştirmeyi yürekten arzuluyordu. Ancak her geçen gün televizyon haberlerinde duydukları olaylar ve gelişmeler, bu görevi hem daha zor hem de daha tehlikeli hâle getiriyordu.
Ülkedeki siyasi ortam giderek gerildikçe, hükümet olası her türlü muhalefeti kontrol altına almak istiyordu. Bunun sonucunda kamusal alanlarda bir araya gelmek kısıtlandı ve resmî olarak onaylanmayan bazı dini topluluklar daha yakından izlenmeye başlandı.
Bir gün kilisenin ihtiyarlarından Markus, komşu şehirde kendilerine çok benzeyen başka bir kilisenin, halka açık bir parkta Kutsal Kitap çalışması düzenlediği için yetkililer tarafından sorun yaşadığını duydu. Bunun üzerine diğer ihtiyarları acil bir toplantıya çağırdı.
“Artık Kutsal Kitap çalışma gruplarımıza evlerinde, gizlice buluşmalarını söylememiz gerekiyor,” dedi.
Başka bir ihtiyar itiraz etti:
“Bunu nasıl yapacağız? İnsanlarımız kendi toplantılarını yönetmeye alışık değiller. Biz de aynı anda her yerde olamayız.”
Tam o sırada üçüncü ihtiyar içeri girdi.
“Geç kaldığım için kusura bakmayın,” dedi. “Az önce Katherine’le telefondaydım. Devlet tarafından gözaltına alınmıştı. Dört saat boyunca sorgulamışlar, az önce serbest bırakılmış.”
Bu haber herkesi daha da endişelendirdi.
Katherine, kilisenin en önemli önderlerinden biriydi. Müjdeyi paylaşma ve öğrenci yetiştirme konusunda büyük bir tutkusu vardı. Sürekli yeni insanlara ulaşıyor ve onların İsa’yı tanımalarına yardımcı oluyordu.
Sonraki haftalarda kilisede çözülmeler başladı. İnsanların birçoğu, büyük grup hâlinde bir araya gelebildikleri nadir zamanlardan biri olan pazar toplantılarına bile gelmemeye başladı. Herkes, kendilerini kimin izlediğine dair fısıltılar ve söylentiler konuşuyordu. Ortam üzerinde sürekli bir baskı hissi vardı.
İhtiyarlar, insanların evlerinde küçük gruplar hâlinde buluşabilmeleri için daha fazla kişiyi sorumluluk almaya teşvik etti. Ancak insanlar küçük grup Kutsal Kitap çalışmaları yürütmeye alışık olmadıkları için birçok buluşma hiç gerçekleşmedi.
Bazı iyi niyetli ama tecrübesiz önderler, gruplarında birlikte okumak için çeşitli Hristiyan kitapları seçiyordu. Fakat ihtiyarlar zamanla bu kitapların bazılarının sağlıklı Kutsal Kitap öğretisini yansıtmadığını fark etti. Üstelik ülkelerinde güvenilir Hristiyan kaynakları bulmak da oldukça zordu.
Markus içini çekerek Katherine’e döndü.
“Üzgünüm Katherine,” dedi. “Ama insanlar evlerinde ne kadar çok kendi başlarına toplanırsa, yanlış öğretilere kapılma ihtimalleri de o kadar artıyor. Bazıları Kutsal Kitap’ın Tanrı’nın Sözü olmadığına ya da İsa’nın gerçekten söylediği kişi olmadığına dair şeyler okuyor. Kiliseyi yanlış öğretilerden korumak bizim sorumluluğumuz. Sanırım hükümetle ilgili ortam biraz sakinleşene kadar bu gruplara ara vermemiz gerekecek.”
Katherine gülümsedi.
“Aslında ben de tam bunun üzerine düşünüyordum,” dedi. “Herkesin ücretsiz indirebildiği bir uygulama var. Bunu size ve diğer ihtiyarlara göstermek istiyorum. Sanırım aradığımız çözüm bu olabilir.”
İhtiyarlar tekrar bir araya geldi. Bu kez Katherine de yanlarındaydı.
Katherine onlara Waha uygulamasını gösterdi ve herkes çok etkilendi.
Uygulamanın “aç ve başlat” sistemi sayesinde, daha önce hayatında hiç bir gruba önderlik etmemiş biri bile kolayca bir Kutsal Kitap Keşfetme Çalışmasına rehberlik edebiliyordu.
Üstelik yanlış öğreti konusunda endişelenmelerine de gerek kalmıyordu. Çünkü uygulama herhangi bir yorum eklemek yerine yalnızca Kutsal Kitap metnini sunuyor, ardından insanların metinden ne öğrendiklerini ve bunu yaşamlarına nasıl uygulayabileceklerini keşfetmelerine yardımcı olan birkaç basit soru soruyordu.
Hatta grup içinde biri yanlış bir yorum yaptığında, soruların yapısı sayesinde konuşma yeniden Kutsal Kitap metnine dönüyor ve grup kendi kendini düzeltebiliyordu.
İhtiyarlar bunu denemeye karar verdi.
Başlangıçta biraz çekinseler de kısa süre içinde grup önderlerinin kendilerine hiç olmadığı kadar güvendiklerini gördüler.
Toplantılar sırasında herkes telefonuna baktığı için, dışarıdan görenler onların Kutsal Kitap Çalışması yaptığını fark etmiyordu. Olası devlet görevlileri de insanların sadece sosyal medyada vakit geçirdiğini düşünüyordu. Üstelik Waha’nın uygulamayı meraklı gözlerden korumaya yardımcı olan güvenlik özellikleri de vardı.
Fakat en güzel sonuç bundan da öteydi.
Artık önderlerin yeni öğrenci yetiştirme materyalleri aramalarına gerek kalmamıştı. Uygulama yalnızca Kutsal Kitap metni etrafında, yorum eklemeden açık uçlu bir keşif sohbetine rehberlik ettiği için, kilise hem sayıca büyüyor hem de ruhsal olarak olgunlaşıyordu.
Bir gün Katherine, Markus ve eşiyle çay içerken heyecanla şöyle dedi:
“On altı grup!”
Yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
“Altı Kutsal Kitap çalışma grubuyla başladığımız hizmet şimdi on altı gruba ulaştı! Hatta bunların bazıları ikinci nesil gruplar. Yani gruplara katılan kişiler bunun ne kadar kolay olduğunu görünce kendi evlerinde yeni gruplar başlatmışlar!”
Bugün kilise, büyük bir şeylerin yaşandığını hissediyor.
Güvenlik nedeniyle kesin sayılar tutulmuyor. Böyle bir bilgiyi toplamak bile risk oluşturabiliyor. Ancak görünen o ki, kendilerinin bile haberdar olmadığı yeni gruplar çoğalmaya devam ediyor.
Yoğun baskılara rağmen hem sayıca büyüyorlar hem de ruhsal açıdan olgunlaşıyorlar.
© 2026 Waha. All rights reserved. Privacy Policy
Waha is a registered 501(c)3 non-profit registered in the State of Washington, 35-2894107.
© 2026 Waha. All rights reserved. Privacy Policy
Waha is a registered 501(c)3 non-profit registered in the State of Washington, 35-2894107.